KULLANICI ADI
ŞİFRE

70
102
matbaahaber #101
Sayıyı göster
Sektör ayakta kalabilmek için yeni arayışlar içinde
Aydın Ozalit ikinci şubesi ile hizmette
Nano teknolojik dijitalizm reel sanayiyi yutacak mı?

Birol_FedaiBirol FEDAİ / Açıkhava Reklamcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye büyüyor… Büyüme oranı 2011’de ortalama 9.2 oranında. Uluslararası Para Fonu - IMF 2012 için Türkiye’yi uyarmış, büyüme % 2 oranına düşecek diye... OECD ekonomik raporunda ise 2012 yılında Türkiye’nin % 3 büyümesini öngörmüş.

Avrupa’da finansal sistem sıkıntılı, her yeni gün ülkede ekonomik kriz söylemi dolaşıyor. Avrupa’da bankaların güvenirlikleri sarsılmış, yeteri kadar paraları olsa da bankalar birbirlerine güvenmedikleri için bankalar arasında para dolaşmıyor. Dışarıya para vermiyorlarmış.

Türkiye’de büyümenin motoru olarak, uzun vadeli projelerde uygunluk açısından döviz olarak yurt dışı kredileri çok önemli, peki bankalarımız ihtiyacımız olan finansal kredileri bu durumdaki Avrupa’daki bankalardan temin edebilecek mi?

Türkiye’de uzun vadeli projelerin hayata geçmesi ekonominin hareketlenmesi, işsizliğin çaresi, büyümenin görünen yüzüdür. Büyümenin durgunluğa ve düşüşe geçmesi demek, işsizlik ve ekonomik sıkıntı demektir.

Türkiye Merkez Bankası yıl sonu itibarıyla cari işlemler hesabı açığı olarak 70 milyar dolar açığımız olduğunu söylüyor. 2011 yılı ihracatımız son 4 yılın en yüksek oranında arttı ama cari açık her yıl büyüyor. İç pazar hareketli, AVM’lerde araba park edemiyorsunuz. Aldığınız her şey ithal… Ekonomi al sat olmuş.

Hükümet yurt içi üretimi teşvik önlemlerini hızlı olarak hayata geçirmelidir. Bu ülkenin kurtuluşu üretmek ve satmaktan geçer.

Türkiye’de 2012’de enflasyon yükselecekmiş... Cari açığımız, milli gelirimizin % 10’una ulaştığından yüksek enflasyonu körükleyecekmiş.

Kısa bir süre durgunluğa neden olsa da geleceğe borçlanma durdurulmalıdır. “Yorganı boyuna göre uzatmayı” öğretecek ekonomik tasarruf tedbirler alınmalıdır.

Orta Doğu’daki siyasi gelişmelerden ülke olarak bunalmış durumdayız. Arap baharının sonuçlarının ülkeye ne getireceği, ne götüreceği hala tartışma konusudur. İran patlamaya hazır bomba, Irak sil baştan eskiye dönmüş durumdadır. Fransa soykırım yasası ile Avrupa’da Türkiye’ye bir cephe açmış durumda… Tüm bu olaylarla ilgili stratejiler ekonomiyi yakından ilgilendirmektedir.

Sonuç olarak; 2012 yılına da ülke olarak çok sıkıntılı girmekteyiz.

Sektör olarak bu dönemde yenilik ve teknolojiyi takip ederek yeni projelerle, üretimde innovasyonla müşteriye kendimizi kabul ettirebilir, butik çalışmalarla karlılık sağlayarak başarılı olabiliriz.

Her geçen gün işletmelerin geleceği için endüstriyel tasarım, yenilikçi 3D çalışmalar, üretime yönelik yeni malzemelerle Ar-Ge çalışmaları, nitelikli personel çok önem kazanmaktadır.

Yoksa; aynı işi standart yapanlar, diğerine göre daha iyisini, kalitelisini yapsalar da,  fiyat rekabeti içinde birbirlerine zarar vermeye devam edeceklerdir.

Gelecekte ayakta kalacak işletmeler; teknolojiyi takip edip, izleyenler, yatırımlarında fizibilite yapanlar, üretimde verimlilik hesabını bilen, maliyet analizlerini kontrol eden, üretim ve pazarlamada yönetimsel iş organizasyonlarını kurmuş işletmeler olacaktır.

« Geri
Yorum yapabilmek için giriş yapınız.