Ramazan Koçyiğit (Turkuaz Baskı Çözümleri)“Satış elemanları iyi eğitilmeli” İzmir’in etiket alanında sivrilen firmalarından Turkuaz Baskı Çözümleri, kuruluşundan bu yana fark yaratma, yatırımlarıyla ve çizgisiyle değer yaratarak kendini fiyat rekabetinden olabildiğince uzak, farklı bir kulvarda kabul ettirme çabasında olan ve bu yolda mesafe kaydeden bir firma. Matbaa Haber’in pazarlama ile ilgili soruların yanıtlayan Turkuaz Baskı Çözümleri Genel Müdürü Ramazan Koçyiğit, pazarlamanın kaçınılmaz olduğunu, ama öncelikle kalite anlayışını geliştiren, üretim süreçlerini iyileştiren ve bununla birlikte üretim maliyetlerini düşüren firmaların, kendi değerleriyle eğittikleri, elemanlarla kendilerini tanıtmaları, fiyatla müşteriye gidilmemesi gerektiğini düşünüyor. Basım sektöründe pazarlamanın yararına inanıyor musunuz? Pazarlama bir bilim dalı. Dünyanın her yerinde hiçbir firma pazarlamanın gerekliliğini yadsıyamaz. Biz klasik matbaadan etiketi de bünyesinde barındıran bir sürece geçtiğimizde ilk defa pazarlama birimini oluşturduk. Daha önce müşterilere bizzat kendim gidiyordum, kendim görüşüyordum. Sonradan sorumlusuyla, çalışanlarıyla renkli grubu ve endüstriyel grubu ayrı olan bir pazarlama birimi oluşturduk. Kadromuzu çok ciddi bir iç eğitimden geçirdik. Aslında etiket denilip geçilen ürünün tutkalı, taşıyıcısı, değişik hava koşullarına göre uyum sağlaması gibi o kadar çok farklı detayları var ki, bir etiketten nasıl bir performans bekleniyorsa onu verebilmek için bütün bunları çok detaylı bilmek gerekiyor. Yüzlerce farklı kombinasyon var. Bu kombinasyonlardan müşterinin işini görebilecek olan ürünü seçip verebilmek için bunları bilmek gerekiyor. Sadece bunları bilmek yetmiyor, bu ürünün basılabilirliğini de bilmek gerekiyor. Her ürün her teknik ile basılamıyor. O tekniği bulup çıkarmak gerekiyor. Dolayısıyla biz pazarlama ekibimizi böyle bir eğitimden geçiriyoruz. “Portföyü var diye gelen bir pazarlamacı portföyü ile gidecektir” İlk başladığımız yıllarda sektörde şöyle bir süreç yaşandı. İlk pazarlamacı arkadaşımızla başladığımızda diğer meslektaşlarımız tarafından hazır eleman temin etme ve karşı firmanın müşteri portföyünü görme anlamında transferler yaşandı. Bu transferler, bu transferi yapan herkesin canını yaktı. Şu an biz kendimize özgü elemanlar yetiştirdiğimiz için bu süreci yaşamıyoruz. Bu anlamda bir sıkıntımız yok. Ama birçok arkadaşımız şu yanılgıya düştü: ‘Portföyü olan pazarlamacı aranıyor’. Böyle bir yanılgı olabilir mi? Şimdi portföyüm var diye gelen bir pazarlamacı portföyü ile gidecektir. Bu kadar net bir pozisyonda faydacı bir yaklaşım olmaz, sadece istismarcı bir yaklaşım olur. İki taraf da birbirini istismar edecektir ve her iki taraf da zarar görecektir. ... |
Temmuz 29, 2010
Anasayfa
Yazılar
issue70
Dosya7
Yazılar
issue70
Dosya7
Ramazan Koçyiğit (Turkuaz Baskı Çözümleri)